Keops Piramidi’nin kesiti ve iç yapısındaki unsurların dağılımı:1-Giriş. 2-Al-Mamun’un adamlarının açtığı tünel. 3- Granit tıpa blokları. 4-İniş Dehlizi. 5-Yeraltı Odası. 6-Çıkış Dehlizi. 7- “Kraliçe odası” ve “Havalandırma Kanalları” denilen, biri Sirius yıldızına yönelik olarak yapılmış iki kanal. 8 Yatay Dehliz. 9-Büyük Galeri. 10-Kral Odası ve Orion’un Zeta Orionis (Alnitak) ve Draco’nun alpha yıldızına yönelik olarak yapılmış, “Havalandırma Kanalları” denilen iki kanal. 11-Kral Odası’na geçiş veren oda (antişambr). 12-Hizmet ya da kaçış tüneli

Keops Piramidi
Çözülmüş sırların anlaşılmazlığı!

Firavun mezarlarında; mezar için çalışan tüm işçiler, tanrılara kurban verilirlermiş.

Keops Piramidi dış görünüşü ile de; “Dünyanın Birinci Harikası” Olma niteliğine hak kazanmış…

Piramitler, firavunun mumyası, değerli sanat eserlerini; Kral, kraliçe, prens heykellerini, Eşsiz hazineleri saklamak için yapılmışlar…

Piramitler denilince! Cevap: Bilmiyorum’dur’ Nasıl bilmiyorum! Bilmiyorum, bilmiyorsun, bilmiyorlar!

Çünkü asl olan budur. Herkes bilir, bildiğini sanır, bildiği Mısır’da Piramitlerin olduğudur. Dünyanın yedi harikasından günümüze kadar ulaşan tek eser, Mısır’daki Keops Piramidi de olduğudur…

Kahire yakınlarındadır, Nil nehrinin de batısında olan Giza yaylasındadır. Tabi Piramit sadece Keops’la kalmıyor, ondan daha küçük; Kefren ve Mikorinos piramitleri de var… Ayrıca da beş piramit daha varmış…

Keops Piramidinin bir adı da büyük piramittir, bunu hepimiz biliriz. M.Ö. 2800 yıllarındaki hükümdar Keops’un mezarıymış. İkincisi kardeşi Kefren’in, üçüncüsü Mikerinos’unmuş.

Piramitler, anıt mezarlar… Firavunların mumyaları oluyor. Tabi sadece ölen hükümdar kalmıyormuş, sanat eserleri, kral ve kraliçe heykelleri, hazinelerde varmış…

Şimdi bunları sırayla incelemeye alalım, kendimizce yorumlayalım, şaşkınlığımızı dile getirelim, hatta yok canım olmaz – aaa asla inanmam – size öyle geliyor – olurmu canım hiç öyle şeyler gibi kendimizce ahkâm keselim ama içten içe de:

“Hayret yahu nasıl oluyor bunlar – yâda vay be bunlar nasıl olmuş” diyelim. Buyurun incelemelere sıra ile gidelim…

1.Keops piramidi Kahire’de bulunur ve her biri 12 ton ağırlığında olan 2,5 milyon tane taş bloktan oluşur.

Ben görmedim, ama çok arkadaşımdan dinledim. Gidenler arasında bir arkadaşım vardı ki o hiçbir şey anlamamıştı, gitmiş, görmüş, gelmiş!

“Ne biliyim canım, gitmeden önce ne biliyorduysam gidip gördükten sonrada aynı şeylerle kaldım. Farkı gördüm işte onları demişti. Bir sihirmi vardı ki uzaklarda iken, görmemiş iken bu kadar heyecan vericiydi de gidince mi tılsımı bozulmuştu.

Şimdi nasıl şaşırmamış ve’ ne biliyim canım diyebiliyor? Yahu bir düşünsenize:

Taş blokları ele alalım ki pramitler taş bloklardan yapılmış.

Her biri 12 ton ağırlığındaymış!

Keops 2,5 milyon taş bloktan yapılmış.

Gelinde şaşırmayın!

2.Her gün on blok yerleştirilse bile yapımı 664 yıl sürer.

Tabi dünya bu piramitlerin üzerinde duruyor. Bilinmiyor anlaşılmıyor, nasıl yapılmış akıl almıyor. Hele hele sırları ve çözülmüş sırlar anlaşılmıyor.

664 yıl süren bir inşaat düşünün. Kimler geldi kimler geçti demez misiniz?

Kim başlattı? Kim devam etti? Kaç nesil değişti. Bu nasıl iştir? Anlayana aşk olsun!

Asırlar sürmesine sürüyorda sadece ufak bir ayrıntı var ise! Her gün on blok yerleştirilirse! Olacak işmi bu? Bir tanesi 12 ton geliyormuş… Burad yine şaşkınsınız! Çözebiliyor musunuz? Gerçi diyeceksiniz bunca asırlardır çözülmemiş, biz nasıl çözelim? Elbette çözemeyeceksiniz ama merakda etmeyecek misiniz? Ben meraktan bayılacağım. Ne büyük gizler bunlar. Aslında bir dahaki yazımda sizlere; Mu kıtasından, Atlantis’ten söz edeceğim, aklınız benim aklımla aynı mod da olacak inanın. Tiplemenin dediği gibi:

“Ne yapcan yazık!”

Düşünmeye devam edececeksiniz…

3. Tam tepe noktasından geçen meridyen karaları ve denizleri eşit iki parçaya ayırır.

Sıra geldi, bir bilinmeyene hatta tam bilinmeyene. Buyurunuz hani denir ya; Buradan yakınız. Aynen öyle…

Meridyen:

Kutuplardan kutuplara uzanan Ekvator’u dik kesen dairelerdir.

Ekvator’u dik kesip kutup noktalarında birleşen kuzey-güney doğrultulu boyuna yaylardır.

Sonsuz sayıdaki meridyenlerden birer derece aralıklarla geçirilenler baz alınırsa 360 adet meridyen yarı dairesinin bulunduğu görülür.

180 adet meridyen çemberi bulunmaktadır.

Meridyen çemberleri eşit boyutta olup 40.009 km uzunluk gösterirler.

Yer kutuplarında 1/297 oranında basık olduğundan meridyenler tam bir daire oluşturmazlar.

Şu anda ne kadar zor bir bilmecenin içine girdiğimizin farkındasınızdır. Düşünebiliyor musunuz? Neler hesaplanmış, ne – nasıl – ne hesapla yapılmış?

1. Keops piramidi dünyanın ağırlık merkezinin ortasına bulunur.

Dünyanın ağırlık merkezi ne kadardır – nasıl ölçülür? Mim bilir dedim ben detaylı bir bilgi bulamadım. Bulabildiğim:

Dünyanın Ağırlığının 6.600.000.000.000 ton olduğuymuş.

2. 164 metre yüksekliğinin bir milyar ile çarpımı Güneş ve Dünya arasındaki uzaklığa eşittir.

Dünya ile güneş arasındaki mesafe, 149 milyon 596 bin km.

Güneş ışığı (1 sn de 300bin km.lik hızla) 8 dakikada gelmekteymiş.

Güneşin galaksimizin merkezine olan uzaklığı 32 bin,

Samanyolu’nun çapı da yüz bin ışık yılıymış.

Siz ‘siz’ olun çıkın işin içinden. Bu günlerde hesaplanıp:

‘164 metre yüksekliğinin bir milyar ile çarpımı Güneş ve Dünya arasındaki uzaklığa eşit’ olarak yapılmamış, bu pramitler binlerce yıl önce yapılmış, nasıl bir hesaplama, hangi yöntemlerle? Tabi bilinmiyor!

1. Piramidin taban alanını, yüksekliğinin iki katına böldüğümüzde sonuç sabit sayı olan Pi’ye (3,14) eşittir.

Bu konuda biraz daha anlayabilmemiz için, birkaç yerden aldığım bilgileri aktarıyorum.

Bu sabit sayı, Yunan alfabesinin 16. harfi olan “p” sembolü ile gösterilir. Bir sicim kullanılarak yapılan basit bir ölçmeyle, bu sayının “yaklaşık” olarak 22/7 yani 3,142857142857… olduğu görülebilir.

Pi, her türlü matematik işlemince büyük önem taşıyan çok ilginç bir sayıdır. Matematiğin birçok hesaplamasında örneğin; daireler, yaylar, pendulumlar gibi…

pi sayısına rastlarız.

Genellikle bilinen en basit pi sayısı pek fazla birşey ifade etmese de yaygınca kullanılır ve bu bakımdan anlamlıdır. Bu sayı aslında bir orandır ve dairenin çevresinin çapına bölümünden elde edilir. Bu oran 3,14 olarak bilinir.

2. Piramidin içerisinde radar vb. Cihazlar çalışmamaktadır.

Şimdi bu oldukça şaşırtıcı… Nedeni? Bilinmiyor. Düşünün telefonda çalışmaz orada. Allah muhafaza diyelim ki olmaz ya içeri girdiniz, kayboldunuz. Tamamdır bittiniz işte. Asırlar sonra sizi bulduklarında:

“Bu kimin nesiydi?”

Diye sorarlar. Ne eskinin çok eskilerine benzersiniz ne de yenilerine vay halinize. En iyisi oraya gittiğinize neme lazım diyep içeri girmeyin ki, zaten girilmiyor diye de bilmekteyim…

3. İçerisine bırakılan kirli su birkaç güç içinde arıtılmış olarak çıkar.

Kirli su orada nasıl temizleniyor? Arıtılıyor! Bu da anlayamadığımızlardan, belemediklerimizden. Bu yazımda ne kadar çok bilmiyorum’lar’ var, bende şaşkın haldeyim…

4. İçerisine bırakılan sütün tazeliği bozulmaz ve birkaç gün içinde mayalanmadığı halde yoğurda dönüşür.

Yoğurt yapmasını bilirim. Gerçi şimdi yoğurt makineleri var. Makineli ya da makinesiz maya koymadan yoğurt yapılmıyor. Mayadan kastım başka bir yoğurttan alıyorsunuz bir parça ılık sütün içine koyup karıştırıyorsunuz, sarıp sarmalıyırsunuz ve akşamdan sabaha kadar bekletiyorsunuz, sonrasında da buzdolabına koyuyorsunuz. Mis gibi yoğurt. Bu arada birde yoğurt nasıl yapılır tanıtımını da yapmış oldum. İyi de burada öyle demiyor ki burada sütü koyuyorsunuz, süt kendiliğinden yoğurt oluyor! Gel de anla, gel de çık işin içinden…

5. İçerisine bırakılan çöpler hiç koku yaymaz ve kendiliğinden mumyalaşır.

Buna bayıldım. Bayıldım – bayıldım. Her zaman söylüyorum benim koku alma duyum bir hayli gelişmiş durumda. Bu güzel kokularda çok iyi ama kötü kokularda felaket… Can sıkıcı bir durum. Burada oh ne güzel, kötü kokuyu yok ediyor. Tabi nasıl beceriyor? O bilinmiyor!

6. Kesik vb. Yaralar piramit içerisinde daha çabuk iyileşir.

Kesikler, yaralar burada daha çabuk iyileşiyormuş. Benim gibi yazı yazanlar için; bu olanlardan iki üç kitap yazılır. Düşünün ne güzel fantastik hikâyeler yazarsınız. Birileri birilerini yaralar, sonra inkâr eder, nasıl olsa yaralanan sabaha iyileşecektir. Enteresen!

7. Piramit mükemmel yalıtımı sayesinde kışın sıcak, yazın ise soğuktur.

Bu beni çok şaşırtmadı. Taş evler bile yazın serin kışın sıcak oluyor. Hayret bunda söyleyecek çok söz yok.

8. Piramit yılda iki kez Güneş ışığını içeriye alır. Biri piramitin yapıldığı firavunun doğum günü, diğeri ise tahta çıkış günüdür.

İşte budur – budur. Bu nasıl bir hesaplama. Bu nasıl bir mühendislik harikası! Nasıl bir ilim?

Bana Mimar Sinan Usta’nın yaptığı camiyi hatırlattı. Camiyi Mihrimah Sultan’ın güzelliğinden esinlenerek yapmış.

Camiye sabah gün doğarken bakıldığında caminin iki minaresi arasından güneşin doğuşu, akşam ise ayın doğuşu izleniyormuş.

9. Keops piramidin dünyanın merkezine olan uzaklığı, Kuzey Kutbu’na olan uzaklığına eşittir.

Buna bir şeyler yazmak çok zor. Yazmamak daha doğru… O kadar çok bilinmeyen, anlaşılmayan, şaşkınlık yaratan aklın almadığı şeyler varki! Buda onlardan biri.

*

Binlerce yıl önce yapılan piramitlerde bugün bile binlerce sır yatmakta… Bilinmeyenleri bilme ve öğrenme adına durmadan bu tür yayınları okumaktayım. Televizyonda bu tür programların bir numalı izleyici olma yolunda hızdayım.

Bir çok anlatı biraz daha aydınlık gibi geliyorken, konu piramitlere gelince bilinmeyenler üstü üste bir kale gibi çıkıyor. Tibet’teki piramitleri anlatmıştım bir yazımda, onlarda beni şaşırmıştı.

Taşlar 2012-Kıyamet kitabımda ‘Mu’ kıtasından, Atlantis’ten, Agarta ve Şambala’dan söz etmiştim. Anlatmıştım haliyle kitap olduğundan dolayı uzun uzadıya. O zaman piramitler kimler tarafından yapıldığı sorusunu da kendimce çözmüştüm.

Parçalar birbirini takip edince tabi bu zamana doğru giden bir takip değilde, eskilere asırlar öncesine gidildiğinde hep bu ünlü ‘Mu ve Atlantis’ kıtalarına çıktığını görmüştüm.

Eğer bilim adamlarının da düşündükleri gibi o kıtalardakiler ileri bir uygarlık içinde yaşamlarını sürdürüyorlarsa, aklımızın almadığı daha yeni bir çok şeyi de öğreneceğiz ve Çözülmüş sırların anlaşılmazlığı! Diyeceğiz.

Böyle bir yazıyı elbetteki aklımda kalanlarla sizlere aktarmanın yanında bu işin ustalarının yazdıklarını da bilgi dağarcığınızda bulunması ve bir kez daha okuyarak hatırlamanız için alıntı ile aktaracağım…

Yeni bilinmeyenlerde olana kadar, güzellikler sizinle olsun…

Nazan Şara Şatana

Büyük Piramitin açıları, Nil’in delta yöresini iki eşit parçaya böler.

Gize’deki üç piramit aralarında bir Pisagor üçgeni olacak şekilde düzenlenmişlerdir. Bu üçgenin kenarlarının birbirlerine göre oranı 3:4:5’dir.

Büyük Piramitin taban çevresinin, yüksekliğinin 2 katına bölünmesinin pi=3.14 sayısını verir.

Büyük Piramitin dört yüzeyinin toplam yüzölçümü, piramit yüksekliğinin karesine eşittir.

Büyük Piramit, dünyanın kara kitlesinin merkezinde yer alır.

Büyük Piramit, dört ana yöne göre düzenlenerek inşa edilmiştir.

Piramit dev bir güneş saatidir.

Ekim ortasıyla Mart başı arasında düşürdüğü gölgeler mevsimleri ve yılın uzunluğunu gösterirler.

Piramidi çeviren taş levhaların uzunluğu bir günün gölge uzunluğuna eşittir.

Bu gölgelerin taş levhalar üstünde gözlenmesiyle günün 0,2419 bölümünde yılın uzunluğu yanlışsız olarak saptanabiliyordu.

Büyük Piramit’le dünyanın merkezi arasındaki uzaklık, Kuzey kutbuyla arasındaki uzaklığa eşittir ve kuzey kutbuyla dünyanın merkezi arasındaki uzaklığa eşittir.

Piramitin yüksekliğiyle, çevresi arasındaki oran, bir dairenin yarı çapıyla çevresi arasındaki oranın dengidir. Dört kenarlar dünyanın en büyük ve çarpıcı üçgenleridir.

Gizde’den geçen boylam, dünyanın denizleriyle anakaralarını iki eşit parçaya böler. Bu boylam ayrıca, kara üstünden geçen en uzun kuzey-güney yönlü boylam olup, bütün yer kürenin uzunluğuna ölçümünde doğal sıfır noktasını oluşturur.

Bugün teknolojik olarak çok ilerlemiş Japonya bile Keops piramidinin aynısını yapamamaktadır.

Ziyaretçilerin Keops piramidine girişine izin verilmediği, bunun nedenin de piramidin koridorlarının çok dar ve dik olması olduğu söylenmektedir.

Keops piramidinin yüksekliğinin 1 milyarla çarpımı yaklaşık olarak güneşle dünyamız arasındaki mesafeyi verir.(149.504.000km)

Piramidin çalışkan işçilerinin olağanüstü bir çabayla günde 10 parça üst üste koyduklarını kabul edersek, piramitteki 2.5 milyon taşın 250.000 gün, yanı 664 yılda ancak oluşmuş oluyor. Oysa piramit 20–30 yılda tamamlanmıştır.

Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir. Bu taşların temin edilebileceği en yakın mesafe yüzlerce km uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildikleri tam olarak bilinmemektedir.

Piramit kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya yılda iki kez güneş girer.(doğduğu ve tahta çıktığı günler.)

Mısır’daki büyük piramit,30 yılda inşa edildi. Bu piramitin taşları ile Fransa’nın etrafında 3m. lik bir duvar yapılabilirdi.

Mumyalarda rodyoaktif madde bulunduğundan; mumyaları ilk bulan 12 kişi kanserden ölmüştür.

Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır.

Kirletilmiş suyu, birkaç gün piramidin içine bırakırsanız; suyu arıtılmış olarak bulursunuz.

Piramidin içerisinde süt birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir.

Bitkiler piramidin içinde daha hızlı gelişirler.

Piramidin içine bırakılmış su beş hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir.

Çöp bidonu içindeki yemek artıkları hiç koku yapmadan piramit içinde mumyalaşır.

Kesik, yanık ve sıyrık gibi yaralar büyükçe bir piramit içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir.

Piramitlerin bazı odalarını içinde ne olduğu hala bilinmemektedir. Araştırmacıların çoğu ya içinde kayboldu ya da aynı yerde birkaç tur attılar fakat içlerini göremediler.

Piramitlerin içleri yazın soğuk, kışın çok soğuk olur.

Uzayda, aynı Mısır’daki piramitler ve Sfenks’in dizilişine uygun şekiller vardır. Ayrıca piramitlerin, bir yıldız kümesine göre dizili oldukları iddia edilmektedir.

Piramitlerin bazılarında, kilometrelerce devam eden tüneller vardı.

Bu tüneller, kimi zaman bir tuzağa, kimi zaman da firavunun gerçek mezarında çıkardı.

Piramitler içinde en çok ilgi çekenleri üç büyük piramit olarak bilinen Giza şehri civarında bulunan abidelerdir.

Bunlar varsayılan kurucularının adlarına göre ayrılmaktadır:

Keops (Kufu),

Kefren,

Mikerinos.

Bu üç Giza Piramidinin geometrik ve gözlemsel ilkelere dayalı bir plana göre inşa edildiği ve bu planın da doğrudan astronomik gözlemlere dayandığı ileri sürülmektedir.

Kufu ya da Keops diye de adlandırılan Büyük Piramit, üç büyük piramidin ilki ve en kuzeydekidir.

137 metre yüksekliğindeki ve yaklaşık 6.5 milyon ton ağırlığındaki Büyük Piramit, şimdiki Kahire şehri yakınlarında tam olarak Nil Deltası nın tabanına yerleştirilmiştir.

Mısır astronomi bilgini Mahmut Bey, Keops un binlerce yıl önce dolanımının en yüksek noktasına varmış Sirius yıldızı ışınlarının piramidin güney tarafı üzerine diklemesine düştüğü bir devrede inşa edilmiş olduğunu söyler.

Piramidin yapım planında sık sık karşımıza çıkan 286,1022 sayısı anahtar sayı olarak kabul edilir, çünkü bu sayı güneş ve yıldız yılının değerini, güneş ile yeryüzü arasındaki uzaklığı, yeryüzü ile yörüngesi arasındaki ilişkiye göre yerçekimi kanununu ve yeryüzü yörüngesinin merkez kaç değişimlerinin sınırlarını belirlemeye olanak sağlamaktadır…

Görüleceği üzere Piramit gerçek bir geometri ve ölçü harikasıdır.

Birçok bilim adamı ve yazar Giza daki Keops Piramidi nin bugünkü bilim bilgileri ve makinelerle bile yapılamayacağını ısrarla söylemektedirler. Büyük Piramit, hiçbir zaman anlaşılmamış olan bir tekniğin ve dehanın gözle görülür tanıklığını yapmaktadır.

Keops Piramidinin yapımında 2.600.000 adedi aşkın granit ve kireçtaşı blok kullanılmıştır.

Blokların ağırlığı 2 tondan 70 tona kadar değişir.

Santimetrenin 40 da birine kadar bir hassasiyetle kesilen bloklar o kadar hassas bir şekilde birleştirilmiştir ki, aralarındaki derzlerin açıklığı hiç bir zaman santimetrenin 20 de birini aşmaz.

Arap tarihçisi Abu Zeyd el Balkhy. Eski bir yazılı kaynağa dayanarak Büyük Piramidin Çalgı Takımyıldızı (Lyra ) Yengeç burcundayken, yani hicretten 2 kere 36.000 yıl önce inşa edildiğini yazar.

Bu da yaklaşık olarak günümüzden 73.000 yıl öncesine denk gelir.

Ayrıca piramit üzerinde yapılan Karbon–14 tarih belirleme çalışmaları da yine M.Ö 71.000 yılını göstermektedir.

Kefren Piramidi de Büyük Piramidin hemen yanında yükselir.

Yüksekliği ilkinden biraz daha azdır.

Ancak daha yüksek bir taban üzerinde inşa edildiğinden Büyük Piramitten daha yüksekmiş gibi görünür.

Taban kenarı 216 metredir.

Mikerinos Piramidi ise, 70 metrelik yüksekliği ve 108 metreyi bulan taban kenarı ile diğerlerinin yanında çok küçük kalmaktadır.

Giza düzlüğünde yer alan bu üç piramidin önemli ortak özellikleri vardır.

Şöyle sıralayalım:

Yapıların yüzleri yere 52 derecelik açı yapar.

Giriş yerleri kuzey yüzlerinde açılmıştır ve giriş geçitleri yerle 26 derecelik bir açı yapar. Bu doğrultudan gök kutbuna bakarlar.

Bu gün için astronomi ve matematik sayesinde çözülebilen karmaşık bir mimari yapıya sahip piramitler hakkında şöyle bir örnek fikir verebilir:

52 derecelik açı, piramitlerin inşaatçıları için dairenin kare haline getirilmesine ilişkin Kutsal Geometri probleminin çözümünü sağlayan bir unsur olmuştur.

Bu eğimde, yani 51 derece 52 dakikalık bir açıda yapılmış bir piramidin yüksekliği ile tabandaki çevre uzunluğu arasındaki oran, bir dairenin yarıçapı ile çevresi arasındaki orana eşittir.

Bu oran ½ değerindedir.

Sonuçta Gize piramitlerinin inşasında pi = 3.1415 değerinin kullanılmış olması günümüz bilim adamlarının şaşırtıcı bulduğu bir gerçektir.(alıntı)